Anksiyete Hastasının Gözünden Bir Gün
‘’Anksiyete’’

Anksiyete diğer adıyla kaygı bozukluğu, ciddi derecede önem arz eden bir rahatsızlıktır. Tam olarak üç yıldır bu hastalıkla mücadele ediyorum daha doğrusu edemiyor gibiyim. 

  Sabah kalkıyorum, hava mis gibi, gökyüzü masmavi, güneş sarı tonlarından şölen sunuyor; ama ben kendimle mücadele etmek zorunda kalıyorum.  Mutfağa giriyorum, bıçaktan korkuyorum, ocağı yakamıyorum, tüp patlarsa endişesiyle, bıçağı kullanamıyorum ya batarsa endişesiyle. Kahvaltı yapamıyorum;çünkü iştahımda azalma oluyor. Dolmuşa biniyorum, ya kaza yaparsa düşüncesi himaye altına alıyor, dolmuştan iniyorum. Bu defa yürüyorum, karşıdan karşıya geçmek için belki dakikalarca bekliyorum hiç abartısız.

  Aileme bir şey olacak, her an ölecekler düşüncesi bir an olsun aklımdan çıkmıyor.  Bu düşünceler arasında okyanusta yüzme bilmeyen bir insan edasıyla çırpınıyor da çırpınıyorum. Çırpındıkça boğuluyor nefes alamıyorum.

  Bunların yanında sürekli doktora gitme ihtiyacı da cabası. Kendi sağlığınızdan da endişe duyuyorsunuz, bıraksalar hastanede sabahlayacaksınız; çünkü hastane ortamı güvenli ve her ne olursa olsun anında size müdahale edilebiliyor. Etrafınızda eczanelerin olması da sizin için güven duygusunu uyandırıyor.

  Akşam olunca gecenin o kasvetli havası içinizi sarınca kendinizi daha da köşeye kıstırılmış hissediyorsunuz. Bu duygularda ataklar da geliyorum demiyor. 

  Birkaç defa ‘’kalp krizi’’ geçiriyorum endişesiyle doktora gittim. O anı size tarif edemem, kalbiniz hızla çarpıyor, vücudunuz titriyor, her an öleceksiniz, hazırda birisi sizi almaya geliyor. Her şey hastaneye gidip sakinleştirici iğne vurulana kadar. Sonra reel hayata dönüyorsunuz.

  Bir defasında kardeşim bana ‘’ abla deprem olursa ilk biz çökeriz ‘’ demişti. İnanır mısınız, tüm gece avizeye bakarak sabahladım. 

  Bazen içimdeki akıl hastanesini susturamıyorum. Sürekli nabzımı yokluyor, her an tetikte kalıyorum. 

  Velhasıl kelam bu yazıyı kendimden de yola çıkarak ‘’anksiyete’’ bozukluğu yaşayanlar adına yazmak istedim. Umarım o insanları daha iyi anlar ve yadırgamazsınız. 

  Psikiyatriste gitmekten, tedavi olmaktan, ilaç kullanmaktan asla korkmayın ve çekinmeyin. 

  İçindeki akıl hastanesini susturamayanlara...

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları